REZERVASYON VE BİLGİ HATTI 0(555)2362444  

GEREKLİ BİLGİLER

Nar

Nar (Punica granatum), kınagiller (Lythraceae) familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi ve bazen tatlı tadı olan, ılıman iklimlerde yetişen, bir meyve türü.
Kullanımı
Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloidlerden pelletierin taşır.
Besin olarak kullanımı
Narı çiğ olarak tüketmek için, önce bir bıçakla ikiye ayırmak gerekir, sonra narın tohumları kabuğundan ayrılmalıdır. Tohumlar arasındaki beyaz liflerin de tohumlardan ayrılması gereklidir. Bunu yapmanın kolay bir yolu, tohumları su dolu bir kaba koymaktır. Taneler dibe çöker, beyaz lifler su üstünde kalır. Bir tabağa doldurulan taneler, bir kaşık yardımı ile çiğ olarak yenilir. Bazı narların tadı çok ekşi, bazılarınınki çok tatlı olabilir. Ama genelde nar, ekşi ile tatlı arasında bir tada sahiptir.
Nar suyu, Orta Doğu ülkelerinde çok tüketilen bir içecektir. 2000li yıllardan itibaren ABD'de de popüler olmuştur.
Türkiye’de nar yiyilerek doğrudan tüketilmesinin yanı sıra nar ekşisi olarak çeşitli biçimlerde, özellikle salataya tat vermede, eti terbiyelemede veya doğrudan içilerek de tüketilmektedir. Nar taneleri de aynı zamanda salatalarda kullanılabilmekte, aşure, muhammara ve güllaç’a katılabilmekte ve çeşitli tatlı süslemelerinde kullanılmaktadır.
Tıbbi kullanımı ve sağlığa faydaları
100ml nar suyu, yetişkin bir insanın günlük C vitamini gereksiniminin %16’sını karşılar. Nar suyu ayrıca B vitamini ve potasyum içerir. Çeşitli diyet ürünlerinde nar özü kullanılmaktadır. Çünkü nar özü şeker, kalori ve katkı malzemeleri içermemektedir.
Nar meyvesinin kabuğu, ishale karşı (% 15'lik) çay halinde kullanılabilir. Nar, çarpıntıya iyi gelir. Mideyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir. Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa bağırsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Bu yüzden veteriner hekimliğinde özellikle sığırlardaki tenyalara karşı kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
Nar suyu virüs önleyici özelliğinden ötürü diş taşı temizlemede kulanılır. Nardaki tanen maddesinin kalp krizi riskin düşürdüğünü ortaya koyan çalışmalar yapılmaktadır. Nar tohumu yağının, estrojen sentezlenmesini engelleyerek, göğüs kanseri hücrelerinin üremesine karşı etkili olduğu düşünülmektedir. Son zamanlarda, nar suyunun prostat kanseriyle mücadele etmede kullanılıp kullanılamayacağı araştırılmaktadır.
KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Nar
NAR'IN FAYDALARI
Latince adı ‘Punica Granatum’ olan nar doğal bir ilaç olarak tanımlanmaktadır. Son zamanlarda narın faydaları ile ilgili yapılan araştırmalar bu besinin sağlık bakımından değerini ortaya koymaktadır.
Narda C vitamini, potasyum, demir, polyphenol, anthocyanin ve tannin adında antioksidanlar bulunur. Nar suyu güçlü antioksidan etkisiyle bilinen Elajiktanenler yönünden oldukça zengindir. Ayrıca siyanidin, delfinidin, pelargonodin, kersetin, kaempferol, luteolin gibi antioksidanlar da içerir. Narın yenilebilir kısmının 100 gramında 150 mg fenolik madde bulunur.
Nar Suyunun ve Narın Faydaları Nelerdir ?
*Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enfeksiyonlara karşı vücudun dirençli olmasını sağlar. Kanın antioksidan kapasitesini çoğaltır. Oksitlenmeyi önleyici maddeler olan antioksidanlar bakımından nar suyu yeşil çaya göre çok daha zengindir.
*Bazı deneysel çalışmalar nar özütünün antibiyotik ilaçlarla beraber kullanılması halinde antibiyotiklere dirençli bakteriler üzerinde de etkili olabileceğini göstermektedir. Özel olarak hazırlanmış nar özütünün tamiflu adlı virüs öldürücü bir ilaçla beraber kullanılmasıyla ilacın virüs üzerindeki etkisinin önemli ölçüde artığı saptanmıştır.
*Nar çekirdeği yağında Punisik asidin yanı sıra %0,6 oranında antioksidan özellikteki polifenolleri bulunur. Nar çekirdeği yağı konjuge yağ asitlerini yapısında bulunduran nadir bitkilerden biridir. Nar çekirdeğinde bulunan linoleik asit ve polifenollerin kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi deneysel çalışmalarda gösterilmiştir.
*Hayvanlar üzerinde yapılan bir çalışma nar suyunun ateroskleros yoğunluğunu ciddi şekilde düşürdüğünü göstermiştir.
*Narda bulunan polyphenolic, tannin ve anthocyanin adlı maddeler serbest radikallerle mücadele ederek damarların tıkanmasını engellerler.
*Klinik bir araştırma, nar suyunun 1 yıl düzenli olarak içilmesiyle LDL ve HDL’nin oksidasyonun önemli ölçüde azaltılabileceği, 3 yıl kullanılmasıyla da kanda aterosklerotik lezyon gelişim riskinin belirgin ölçüde azaltılabileceğini göstermiştir.
*3 ay boyunca günde 2 bardak nar suyu içiminin koroner kalp hastalarında strese bağlı bazı etkenleri azaltabileceği bir başka klinik araştırma tespitidir.
*İsrail’de yapılan bir çalışmada, nar suyuyla beslenen farelerin damarlarındaki tıkanıklıkların % 44 oranında gerilediğini saptanmıştır. Ayrıca nar suyunun ‘ACE’ adlı enzimi engelleyici ve tansiyon düşürücü etkisi de vardır. Tansiyon tedavisinde kullanılan ve ‘ACE-inhibitörleri’ olarak bilinen tıbbi ilaçlar da ‘ACE’ enzimini engelleyerek etki gösterirler.
*Yüksek tansiyon sorunu olan 62 ila 77 yaşlarındaki hastalara 15 gün boyunca günde bir çay bardağı nar suyu verilmiş ve süre sonunda serum ACE değerlerinde %36, yüksek tansiyon üzerinde ise % 5 azalma olduğu tespit edilmiştir.
*İsrail’deki Batı Celile Hastanesi’nde yapılan ve American Society of Nephrology konferansında sunulan çalışmada, 101 böbrek hastasına bir yıl boyunca haftada 3 kez yarım bardak nar suyu verilmiş ve hastaların kanlarında enfeksiyon riskinin azaldığı tespit edilmiştir.
*Araştırmalar nar suyunun prostat ve cilt kanserine karşı koruyucu olabileceğini göstermiştir. Wisconsin Üniversitesinde hayvanlar üzerinde yapılan araştırmada nar suyunun kanserin ilerleme hızını düşürdüğü tespit edilmiştir.
*Bir çalışmada prostat kanseri tanısı konmuş kırk hastaya iki sene süresince her gün nar suyu verilmesiyle hastaların yüzde 85 oranında prostat kanseri gelişiminin önlenebildiği görülmüştür. Bu çalışmalarda nar suyunun kanser hücresini çeşitli mekanizmalarla öldürdüğü gösterilmiştir.
*Nar suyu ve çekirdeğinin hormona bağlı olmayan farklı kanser hücrelerinde seçici olarak programlı hücre ölümüne yol açtığı saptanmıştır. Prostat kanserlerinde ise, programlı hücre ölümlerini hızlandırıcı etkisi tespit edilmiştir.
*Cancer Prevention Research adlı dergide yayınlanan araştırma sonucuna göre narda bulunan “ellagitannins” adlı maddeler kanser hücrelerinin çoğalmasına neden olan östrojen hormonunun üretimini engellemektedir. Uzmanlar araştırmanın, meme kanserine karşı yeni ilaçların geliştirilmesini sağlayabileceğini belirtmişlerdir.
*Kanser ölümlerinin büyük bir kısmının primer tümörlerin yayılmasından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. 1,5 mg nar suyu ile 1,5 mg nar çekirdeği yağıyla elde edilen 3 miligramlık karışımın prostat ve göğüs kanserlerinde tümör hücrelerinin yayılmasını baskıladığı tespit edilmiştir.
*İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesince yapılan araştırmada, 24 kişilik gruba, 4 hafta süresince günde 500 ml. nar suyu verilmiş ve süre sonunda bu kişilerin kanındaki yağ asiti düzeyi düşerken, bel bölgelerindeki yağlarında azaldığı saptanmıştır.
*4 hafta boyunca günlük 500 ml nar suyu içiminin kandaki NEFA olarak bilinen esterleşmemiş yağ asitleri gibi asitlerin miktarını düşürdüğü saptanmştır.
*Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmada deney hayvanlarında önce osteoartrit oluşturulmuş ve sonra taze sıkılmış nar suyu iki hafta süresince hayvanlara ağız yoluyla doğrudan verilmiştir. Süre sonunda yapılan değerlendirmede eklemlerdeki hasarın, verilen nar suyu miktarına göre artan şekilde onarılabildiği görülmüştür. İnsanlar üzerinde henüz bir deney yapılmamakla birlikte düzenli olarak nar suyu içilmesinin artrit şikayetlerinin hafifletmesinde faydası olabileceği belirtiliyor.
*Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada nar suyunun sperm kalitesi ve canlılığını artırdığı tespit edilmiştir. 7 hafta boyunca nar suyu verilen farelerde sperm sayısı ve hareketliliğinin arttığı, anormal sperm oranının ise azaldığı saptanmıştır.
*İngilterede yapılan bir araştırmada günlük bir bardak nar suyu içmenin erkeklerde ereksiyon problemlerini giderip cinsel perfromansı artırdığını göstermiştir.
*Nar yararları ile ilgili araştırmalar ve olumlu görüşler üzerine firmalar nar kapsülleri üretmeye başlamıştır. 1 kapsülün 2 bardak nar suyuna denk olduğu belirtilmektedir.
KAYNAK: http://www.nar-in.com/?Fid=5

Limon

Limon (Citrus × limon); yıl boyunca büyümeyi sürdüren, kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaç türü ve bu ağacın meyvesidir.
Limonun anavatanı kesin olarak bilinmemektedir. Ilıman iklime sahip bütün memleketlerde kültür şekilleri yetiştirilen yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan bu küçük ağaçların meyveleri Türkiye'de çok sevilir. Ege ve Akdeniz gibi bölgelerde neredeyse her evin bahçesinde bir limon ağacı bulunur. Meyve öncelikle suyu için kullanılır, eti ve kabuğu Aşçılık ve fırında pişirmede kullanılır. Limon suyu yaklaşık % 5 asittir. pH değeri 2 ile 3 arasındadır. Kolaylıkla elde edilebilen asit bilimsel eğitim deneylerinde kullanılır.
Yemek içinde hazırlanışı
Özellikle çorbalarda, yemeklerde, salatalarda, lezzeti artırmak, sindirimi kolaylaştırmak ve vücut direncini kazanmak için kullanılan önemli bir C vitamini kaynağıdır. Limon suyu ile haşlanan tavuk daha lezzetli olur. Günde bir tane limon suyu içmek gribal enfeksiyonu önler. Limon ve misket limonu halihazırda limonata olarak sunulur veya içeceklerde garnitür olarak, buzlu çay veya alkolsüz içeceklerde bir dilim şeklinde bardağın içinde veya kenarında kullanılır. Limon suya tat vermesi için de kullanılır. Oda sıcaklığında uzun süre tutulursa kolayca çürümeye yüz tutar. Limon suyu balık yemeği üzerine sembolik olarak sıkılır. İlave olarak limon suyu salamuraya yatırılmış et pişirilmeden önce bir parça kullanılır. Bazı insanlar limonu bir meyve gibi yemeyi sever. Fakat daha sonra sitrik asit ve şekeri dişlerden temizlemek için su kullanmak gereklidir. Limon kendisi veya misket limonu ile birlikte reçel yapımında kullanılır.
Sağlığa yararları
Bazı kaynaklar limonun flavoroid bileşimlerini içerdiğini ifade ederler.Bunlar antioksidan ve anti-kanser donanımlarına sahiptir.Bunlar kanser hücrelerinin büyümelerini önler.Limonda bulunan Limoninler ayrıca anti-kanserojen olabilirler.Yüksek miktarda C Vitamini içermesinden dolayı limon Alternatif tıp da tüyo olarak verilebilir.Tonik olarak Gastrointestional tract sindirim sistemi ilacı,Bağışıklık sistemi ve deri için. Ayurveda uygulamalarında bir inanış vardır,bir fincan sıcak limon suyu ciğerleri temizler.Japonların Aromaterapi (alternatif tıbbın bir çeşidi) deki çalışmalarında essential oil in buhar şeklinin farelerde stresi azalttığı görüldü.
KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Limon
Limonun Faydaları
C vitamininin bağışıklık sitemi, kalp damar sağlığı ve hastalıklardan daha çabuk kurtulmak için ne kadar önemli bir vitamin olduğunu hepimiz biliyoruz. Limonun diğer faydalarını bir kenara bıraksak bile, kabuğu soyulmuş bir adet limon yemek, günlük C vitamini ihtiyacının yarısını karşılıyor. Tabii bütün bir limonu olduğu gibi yemek bazılarımız için ekşi tadı nedeniyle imkansız olabilir; ancak limonu su ile karıştırarak, çayınıza ekleyerek, salatalarınızda kullanarak tüketebilirsiniz. Limon sadece gıda olarak tüketildiğinde değil, saç ve cilt bakımında veya ağız sağlığını korumak için önerilen çeşitli bitkisel reçetelerde kullanıldığında da oldukça faydalıdır. Limonun bir başka önemli özelliği ise bağırsakları, böbrekleri ve karaciğeri temizleyen etkisiyle vücudu serbest radikallere karşı koruması ve buna bağlı olarak görülen pek çok hastalığa yakalanma riskini düşürmesidir.
*Vücut sıvılarının pH değerini dengeler.
*C vitamini bakımından zengindir.
*Karaciğeri temizler.
*Bağırsakları temizler.
*Böbrek ve safra taşlarının çözülmesine yardımcı olur.
*Serbest radikallere karşı koruma sağlar.
*Beyin sağlığını korur.
*Anti bakteriyeldir.
*Antioksidandır.
*Yüksek tansiyona iyi gelir.
*Kansere karşı koruyan bileşenler içerir.
*Göz sağlığını korur.
*Kalsiyum, demir, fosfor ve diğer mineraller bakımından zengindir.
*Bakteri birikimini önleyerek ağız sağlığını korur.
*Gribe karşı vücudu güçlendirir.
*Cilt üzerinde kullanıldığında enfeksiyonu önler.
*Cilde parlaklık verir.
*Kaşıntıya iyi gelir.
*Kepeği azaltmak için kullanılabilir.
*Sindirime yardımcı olur.
Limonun Sağlığa Faydaları
Osteoartrit ve Romatoid Artrit: Limonun antioksidan etkisi diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi, iltihaplı ve ağrılı hastalıklar olan osteoartrit ve romatoid artritin yol açtığı rahatsızlıkları hafifletmek için kullanılabilir. Doğal ilaçlar ve geleneksel alternatif tıp uygulamaları hakkında dünyanın en büyük veri tabanı olan “Natural Medicines Comprehensive Database”e göre limonda bulunan antioksidanlar artritin neden olduğu eklem iltihaplanması ve eklem bölgelerindeki şişliği azaltmak için kullanılabilir.
İskorbüt Hastalığı: Günümüzde daha çok yaşlılarda görülen iskorbüt hastalığı C vitamini eksikliğine bağlı halsizlik, genel zayıflık, anemi ve dişeti kanaması gibi belirtileri olan bir hastalıktır. C vitamini deposu olan limon, diğer C vitamini içeren meyve ve sebzelerle birlikte bu hastalığın tedavisinde etkili bir çözüm olarak kullanılabilir.
Kalp ve Damar Sağlığı: C vitamini, dokulara esneklik veren kolajenin üretimini arttırarak damar sertleşmesini önleyebilir. Antioksidan etkisiyle damarlarda birikintiye, tıkanıklığa ve zayıflığa yol açan serbest radikalleri nötralize ederek kalp krizi ve felç riskini azaltır. Sağlıklı beslenme programına eklenen limon, düzenli egzersizle birlikte kardiyovasküler hastalıklara karşı koruma sağlar.
Yaraların İyileşmesi: Ciltte oluşan yaraların geç iyileşmesi C vitamini eksikliğinin karakteristik belirtileri arasındadır. Limon; yanık, kesik ve çeşitli cilt hastalıklarına bağlı cilt yaralarının iyileşme süresini kısaltmak için uzmanlar tarafından önerilmektedir.
Cilt Bakımı: Evde hazırlanan doğal cilt bakım maskelerinde sıkça kullanılan limonun cilde faydaları arasında güneş ve sivilce nedeniyle oluşan cilt lekelerinin görünümünü hafifletmesi, fazla yağı alması, asitli yapısıyla ölü cilt hücrelerini temizlemesi ve cilde doğal parlaklık vermesi ilk sıralarda sayılabilir. Ayrıca düzenli olarak limon suyu içmek cildin esnekliğini korumasını sağlar ve kırışıklıklar gibi yaşlanmanın ciltte görülen belirtilerini geciktirir. Limonu cilt üzerinde harici olarak kullanacaksanız, limonun cildin güneş ışınlarına olan hassasiyetini arttırdığını unutmayın ve limon suyu sürdükten sonra güneşe çıkmayın.
Sindirim: Limon, mide asidi üretimini arttırarak sindirimi zor gıdaların (yağlı gıdalar, kırmızı et vb.) sindirimine yardımcı olur. Limon suyu aynı zamanda karaciğerin safra üretimini arttırarak yağların sindirilmesini kolaylaştırır. Bu özelliği ile diyet listelerinde sıkça adı geçer. Hatta “limon diyeti” olarak limon suyunun ön planda olduğu özel diyet programları da bulunmaktadır.
Böbrek Taşı: “Journal of Urology – Üroloji Dergisi”nde yayınlanan bir çalışmaya göre, düzenli olarak limon suyu içmek veya limon yemek böbrek taşı oluşumunu önleyebilir. California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada “sitrat” içeren limonun böbreklerde kalsiyum birikmesini baskıladığı ve mevcut birikimlerin büyümesini engellediği sonucu elde edilmiş.
Ağız ve Diş Sağlığı: Limonda bulunan asit, diş üzerinde biriken, diş renginin değişmesine ve dişlerin çürümesine neden olan bakterileri temizler. Dişlerin beyazlamasına yardımcı olurken, dişeti enfeksiyonlarına ve dil yaralarına karşı da koruma sağlar. Ancak limondaki asit dişler üzerinde fazla kullanıldığında diş minesine zarar verebileceğinden dikkatli kullanılmalı ve aşırıya kaçılmamalıdır.
Kemik Sağlığı: Limon, kemik sağlığının korunması ve güçlü kemikler için en az kalsiyum kadar gerekli olan fosfor mineralini de içerir. Fosfor aynı zamanda böbreklerin fonksiyonuna da katkıda bulunur ve egzersiz sonrası yaşanan kas ağrılarını hafifletmeye yarar.
Saç Bakımı: Limon suyu geleneksel olarak yaz aylarında saç rengini açmak için kullanılır ancak saç ve saç derisine başka faydaları da vardır. Saç derisinde kullanıldığında anti bakteriyel etkisiyle saç köklerini olumsuz etkileyen çeşitli cilt hastalıklarına iyi geldiği ve kepek oluşumunu azalttığı bilinmektedir. 1/3 oranında suyla karıştırıp şampuandan sonra durulama suyu olarak kullanılırsa saç telleri üzerinde biriken krem, şampuan, jöle, köpük, sprey gibi saç ürünlerinin kalıntılarını temizleyerek saça parlaklık verir. Limon suyunu saçta kullanırken dikkat edilmesi gereken 2 nokta vardır: birincisi saç ve saç derisini kurutan etkisi nedeniyle sık kullanılmamalıdır, ikincisi ise eğer saç renginizin açılmasını istemiyorsanız saçınızı limonlu suyla duruladıktan sonra güneşe çıkmamanız gerekir.
Limonun Bazı Kullanım Alanları
*Ağız kokusu ve boğaz ağrısını geçirmek için limonlu suyla gargara yapabilirsiniz.
*Mutfak malzemelerini limonlu suyla ıslattığınız bezle temizleyebilirsiniz.
*Limon suyuyla bir miktar tuzu karıştırarak porselen eşyaları temizleyebilirsiniz.
*Yazlık evlerde pencerelerin dış çevresine sürülen limon sinekleri kaçırır.
*Limon ve tuz karışımı mermer tezgahlardaki lekeleri temizlemeye yardımcı olur.
*Limon kabuğu metal banyo muslukları ve duş başlığını temizlemek, parlatmak için kullanılabilir.
*Yemek yaparken veya yerken elinize sinen balık, soğan, sarımsak kokusunu limonlu suyla çıkarabilirsiniz.
*Ekmek tahtası gibi ahşap mutfak eşyalarında zamanla oluşan koku için limon suyu kullanabilirsiniz.
*Saçları limonlu suyla durulamak parlaklık verir. (Güneşe çıkarsanız, limon saçın rengini açar.)
*Bakır eşyalarınızı tuzlu limonla temizleyebilirsiniz.
KAYNAK: http://iyigelenyiyecekler.com/limonun-faydalari/